yazı yazmaya bile üşeniyorum, dinleyin anlayın halimi ..
17 Ekim 2011 Pazartesi
12 Ekim 2011 Çarşamba
ft island klibinde bir istanbul yazısı !!!
vuhaha:) acaip mutluyum bugün ya :D neden mi? çünküü bugün alnımın akıyla 4 adet pratik sınavını atlatıp bir de üstüne acaip tatlı bir hikaye okumaya başladım..
haa birde memory in ft island yayınlandı ki inanılmaz sevindim, bayıldım :D
hatta sabah uyandığımda aklımda sınavlardan ziyade bu mv vardı :S
neyse gelelim biz videomuza .. ilk söylemek istediğim şey ben bu veledi -ki anlıyacağınız üzere hong ki oluyor- çoook özlemişim yav!! videoyu izlemek otogarda sevdiklerime sarılma etkisi yarattı bende hatta :P :D
ama cidden çok sevdim bu klibi ve şarkıyı.. ne zamandır bu tarz birşey bekliyordum zaten.. beklentilerime tam olarak cevap verdi bu mv diyebiliriz :)
özellikle hong ki' nin nihayet bişeye benzeyen tarzına ve fonda ki ahşap duvarlara, ahşabın arasından geçen ışık huzmelerine,sahil,gökyüzü ve kum olayına bayıldım.. çok sıcak ve enerjik bir klip olmuş bence..
vee şimdi asıl bomba geliyor!!
klibin sonunda 3.25'de baterinin üstünde istanbul yazısı var sanki di mi ?
hatta ''u'' hilal şeklinde ve üstünde bir yıldız var.. bildiğiniz bizim istanbul yani :D
dikkat edin cidden var, harbiden yani ..
niyeyse çok şaşırdım.. bu marka acaip ünlü de ben durumdan bihabersem cahilliğime verin ..
ama bi bilen varsa da ses versin, rica ediciim ..
dipnot: yahu cidden çok sağlam şarkı.. klipte ayrı bi sıcak .. sadece o beyaz gülleri çözemedim .. hong ki' nin kemerinde olanından bahsediyorum :)
4 Ekim 2011 Salı
yaşasın yemek yemek!!
UYARI:
son derece acaip bir biyolojik saat uygulamasına geçtiğimiz için aşağıdaki satırlarda mantık, konu bütünlüğü ve uyumu aramamanızı rica ederiz.. başlıkla ilgili asıl yazı biraz daha aşağıdaki noktalı yerden hemen sonra başamaktadır, isteyen direkt ordan başlasın .. benden söylemesi :)
................
yorgunum, yorgunum, yorgunum!!
feci halde yoğun olduğumdan şikayet edip durduğumun farkındayım ama gerçekten çok yoruluyorum ben ya!!!!!
hatta bedenime ağır gelen yaşamım sonucunda beynim ara sıra tüm fonksiyonları bilinç altıma devredip beni sık sık yarı yolda bırakabiliyor..
ee tabi bu durumda benim bilinç altımda pusuya yatmış bekleyen envai çeşit tepki, mimik, ses tonu en olmadık zaman ve yerlerde içimden fırlayıveriyor :s
''bi daha durakta bekle, ceza yazıyolar'' diyen dolmuş şoförüne tek elimi kaldırıp hyun bin edasıyla ''sorry!'' deyişim olsun, kütüphanede düşürdüğüm kitaplarla birlikte yükselen ahgg, ayşş ve klavye de bulamadığım seslerden dolayı tüm kütüphaneden çook çok özür dilemek zorunda kalışım olsun, dersin ortasında zil sesime- thump thump- mesaj sesime - vuncamaşşo, evet hala aynı:D- içtenlikle eşlik edişim olsun, adımı taşıyan hareketlerle ilginç günler geçiriyorum..
ama bu durum ne canımı sıkıyor ne de ruh halimde en ufacık bir değişikliğe sebep oluyor..
çoğu zaman olay esnasında farketmiyorum bile zaten :)
çoğu zaman olay esnasında farketmiyorum bile zaten :)
siz şimdi amaan bunlar ara sıra başımız dumanlıyken hepimizin başına gelebilecek şeyler diyebilirsiniz..
ama şans(!) eseri önüne yuvarlanan kadavradan da mı etklenmez insan..
yada üst üste 3 kez gondola binip indiğinde yine aynı köpükkafa olarak kalması normal midir?
hiç mi bişey uyandırmaz bu insanı??
bazen olmuyo, uyandırmıyo işte..
ama akıllı ben ''ee madem yorgunum biraz dinleneyim'' demek yerine ''hiçbişeyden geri kalmam arkadaş!!'' felsefesini taşıyıp 3 saatlik uykulara, deli gibi ağır derslere rağmen hala bu yaşam şeklimi sürdürmeye devam ettiğim için kırmızı gözler ve çevrimdışı bir beyinle ortalarda gezmeye devam edicem ..
ama haftaya cumayı atlattığımda uyuyan güzele taş çıkartan bir uyku beni bekliyor olcak :)
vee yeniden yaşamla bağdaşan hareketlerde bulunabilme fırsatı yakalıcam :)
.......................
.............
...
bu arada hala okumaya devam eden birileri varsa, helal olsun, sizden süper psikolog olur.. her eve lazımsınız, acaip sabırlısınız... ^^
tam olarak süngerleşmiş bir beyinle yazmaya devam ettiğim yazının asıl konusunu öğrenmeye hak kazandınız :)
ramen- noddle ve evdeki bilimum gereçlerle can sıkıntısı atmalık atıştırmalıklar :)
kore dizisi izlerken makarna yapma alışkanlığıma yepyeni boyutlar ekleyip sanatsal(!) bikaç hareketle süslediğim şu porsiyonu sizle paylaşmaktan gurur duyuyorum :D
neyse şimdi gelelim bu şaheseri nasıl yaptım?
buyrun malzemeler:
noddle, acılı çeşni, maydanoz, nane, soğan, kırmızı biber, isteğe göre yumurta,-sosis- salam- kaşar hatta pastırma :D
yukardaki noddle paketinde 6 porsiyonluk erişte var.. her biri kare kare ayrılmış.. biraz su kaynatıp içine istediğimiz kadar noddle ekliyoruz.. daha sonra çeşnimizden de istediğimiz kadar ekliyoruz.. saydığım malzemelerdende istediğimizi seçip kaynayan suya ekliyoruz:)
tamamen istediğimiz malzemeleri keyfimize göre karıştırıp yukardakine benzer bi görüntü elde etmeye çalışıyoruz.. sonra noddle kıvama gelince bi kaseye alıp üzerini haşlanmış yumurta, karides yada et parçalarıyla süsleyebilirsiniz..ama ne koyarsanız koyun en sonunda tabakta en az beş farklı rengin göründüğünden emin olun yoksa yemeğe ve onu yiyecek kişiye yeterli saygıyı göstermemiş olursunuz:p :)
ama yok benim o kadar vaktim diyorsanız buyrun şöyle bişey alın:
ister kendiniz yapın ister hazır alın her ikisinde de farklı tatlar tatmak ve yemek yiyebiliyor olmak güzeldir :)
ee ne demişler?
yaşasın yemek yemek!!! :)
yaşasın yemek yemek!!! :)
dipnot: ben acaip beğenmiştim yaptığım karışık şeyin tadını.. ama tabi baharatla arası olmayan hiç dokunmasın, hatta bence öylesi yaşamasın :P :)
15 Eylül 2011 Perşembe
yonghwa aşkına!!
Başa gelen çekilir diyerek başıma gelenlerle bihal olduğum şu günlerde ayaklarıma inen kara sular sebebiyle 18.00-21.00 saatleri arasında yatağımı habitat olarak belirlemiş bulunmaktayım..yoğun olacağımı az çok tahmin etsem de ulan uyumaya da mı fırsat yok!! serzenişinin beynimde bu denli sık dönmesi canımı sıkmaya başladı.. bende acaip yoğun gündemime kısa bir mola verip kalan tüm enerjimle işte şunu yaptım;
biraz daha kendimi toparlayabilirsem yazı da yazıcam inş :) ama bence bu da fena olmadı..ne de olsa kenarından köşesinden yonghwa bulaştı ^^
ve artık biraz neşelenmiş ve dinlenmiş bir halde ''korkunç hızlı ve yorucu'' yaşantıma dönmeliyim..
yeni molalarda görüşmek üzere^^
11 Eylül 2011 Pazar
yolcu yolunda gerek..
ahh ahh her güzel şey gibi tatilimde sonu geldi.. yarın kürkçü dükkanına 2. dönüşümün tarihi .. açıkçası o şehire hiiç gidesim yok ama elden ne gelir...bende madem gitmek zorundayım, gitmeden sevdiğim herşeyle vedalaşayım dedim, tüm sevdiklerimi bir araya toplayıp hatıra fotosu çektirdim :)
çocukluğuma dair ne var ne yok karşıma alıp enerji topladım..ve daha da çocuk kalmaya karar verdim, bu sene de büyümüyorum hadi bakalım :)
............................................................................
ama tüm bu çabalara rağmen pek neşeli sayılmam hala , hatta çok gerginim.. gün boyu yaptığım türlü şebekliğe rağmen keyfim de yerine gelmedi.. o şehre dönme fikri adeta kara delik gibi tüm enerjimi çekiyor.. ama alışmak zorundayım .. mızmızlanarak ve şikayet ederek güzelim günlerimi heba edemem değil mi?
hem evrene güzel mesajlar yollamak lazım ;
umarım herşey çook güzel, çook harika ve kolay olur..
olmazsa da canım sağolsun, benden kıymetli mi?^^
son olarak şu şarkıyı kendime armağan edip GİDİYORUM, cidden :)
son olarak şu şarkıyı kendime armağan edip GİDİYORUM, cidden :)
dipnot: ya şu iki resim arasındaki yazıyı bi türlü düzeltemedim, uğraşamadım.. idare edin bu seferlik^^
9 Eylül 2011 Cuma
heechul askerde..
ayşegül sirkte, ayşegül bahçede serisini andırdı bu başlık biliyorum.. yeteneksizim başlık konusunda napiyim :S neyse uzatmayayım, benim bahsedeceğim asıl mevzu heechull'ün vatani görevini yerine getirmek üzere askere gitmiş olması. vee benim orada görmüş olduğum Türk bayrağı :)
bakınız şurda :)
şu acaip adamın - heechul'den bahsediyorum- askere gitmesine üzülmüştüm ben resmen .. hatta tuttum kim uğurladı şu çocuğu, kimler naptı diye biraz karıştırdım.. işte o sırada bu fotoyla karşılaştım..o bayrağı taşıyan kimdir tanımasam da bu fotoyu görünce üzerimden bir yük kalktı :) yani asker uğurlamak bizde adettir bilirsiniz :D davullu zurnalı gidilir askere.. bundan dolayıdır ki o bayrağı görünce çok sevindim, gitmiş kadar oldum :)
buradan o bayrağı taşıyana çok çok teşekkürler :)
.........................
ikinci olarak heechull'ün askere gitmeden önce son sahne performansı sonunda leeteuk'un hüngür hüngür ağladı.. evet resmen hüngür hüngür bakınız:
ee biraz şaşırdım tabii, heechul bu kadar rahatken leeteuk zavallım dağılmış :) sinirleri mi boşalmış , yeter ulan kendimi tuttuğum mu demiş bilemiyorum ama adamın suratı sırılsıklam resmen!!
heechul'ün peşinden hong ki o kadar ağlamadı canımcım sana noluyor :p
hatta spor salonlarından tweet atmaya başladı bile :P :)
tabii insanların ikili ilişkilerine burnumu sokma gibi bi huyum olmadığından burada susuyorum :D
ve son olarak heechul'e hayırlı teskereler diliyorum..
kalan sağlar bizimdir diyerek de fazla üzülmüyorum..2 sene dediğin nedir ki hem?
- bu sorumun cevabını heechul döndükten sonra yazıcam :)-
sağlıcakla kalın^^
7 Eylül 2011 Çarşamba
kpop'u anlamak..
kpop'a az çok bulaşan her insan başta kendisine acaip gelen pek çok özelliği kısa sürede sevip benimseyebiliyor.. mesela fena derecede kalabalık gruplar, daracık pantolanlar, erkek solistlerin aşırı makyajları, acaip saç renkleri ve modelleri, her kişinin birer baby face olması, kırık ingilizce çabaları :) falan.. harika dişler ve estetik operasyonlara değinmiyorum bile.. yolda görsek tırsacağımız tipler kpop'ta o ışıkların altında karşımıza çıkınca bi başka oluyoruz, bi başka seviyoruz..
mesela şu görüntüleri görüpte ''ayy ne tatlı demiyoruz'' ilk başlarda..
mesela şu görüntüleri görüpte ''ayy ne tatlı demiyoruz'' ilk başlarda..
hatta sonralarında da beğenmiyoruz.. ama zamanla alışıp seviyoruz..
hatta ben buraya resim eklerken şunu farkettim hiçbişeyi yadırgamıyorum artık yahuu!! ufkumu açtı bu kpop :)..
mesela şu grupları ilk gördüğümde yok artık demiştim..
ama şimdi herbirini tek tek sayarım size :)
Ama durup dururken kafama takılıpta beni sinir eden şeyler de olmuyo değil bu kpop aleminde.. . Bu grupların isimleri mesela.. SNSD, YVXQ,ZE:A,B2ST, B1A4, MBLAQ,SS501....
Nedir arkadaşım o kısaltmalar falan? bi gizlilik, bi bilmece, bi çöz bakalım çözebilirsen durumu?
haa birde öğleden önce öğleden- öğleden sonra durumu var bakınız 2pm-2am..
böyle bi garip..
ama ben kpop'a gönül vermiş -ya da kafayı bozmuş- birisi olaraktan edindiğim ufak tefek bilgileri sizinle paylaşmak istedim.. bi liste hazırladım. ama hala muallakta kaldığım pek çok isim var..sizler de fikir yürütürseniz bu kpop bilmecesini çözeriz biz birlikte evelallah :D
işte buyrun o şifreli isimlerin altında yatan gerçekler!!
- TVXQ: Doğunun yükselen tanrıları Tong Vfang Xien Qi
- SNSD: Sho Nyo Shi Dae: girls generation
- CN BLUE: kod adı blue -canım canım :) -
- FT ISLAND: Five Treasure island
- JYJ: Jae joong-Yoochon-Junsu -bu biraz basit olmuş:)-
- MBLAQ:Music Boy Live in Absolute Qualtiy; mutlak kalitede yaşayan müzik çocukları mı? :s
- ZE:A: imparatorluğun çocukları
- SS501: ss:süper star 5erkek 0 sonsuza kadar 1 arada ( vay vay vay )
- B2ST: Boys To Search for Top ya da BEAST: Boys of the East Standing Tall ''dimdik duran doğu erkeği gibi bişey anladım ben yanlışsam noolur düzeltin :)
- B1A4: be the one, all for one:bir olun hepiniz için falan demişler ama bence birimiz hepimiz hepimiz birimiz için demek istemişler :)
- U-KISS: Ubiquitous Korean International SüperStar (heryerde birden bulunan koreli süperstarlar..)
- T-MAX: harika bir uyumla maximum yetenek ..baştaki t 'de üç kişiyi simgeliyormuş..
- G.O.D: groove over dose
- IU: I and U become one through music..
- 2NE1: new evolution of the 21st century.. 21. yüzyılın yeni evrimi yada okunuşundan ''to anyone'' -ikincisi daha hoş bence-
işte benim sırrına eriştiğim kpop elemanları bu kadar.. gözümden kaçmış olanlar olabilir bu kalabalıkta affola :)
yalnız şu isimleri ardarda yazınca farkettim iddaalı falan değil, bildiğin ukala bunlar..
neyse..
buna da alışırız elbet ^^
bu şarkıyı da pek bi sevdim son günlerde..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















